17 Eylül 2021

YENİDEN YAZIM(')- Zafer Yalçınpınar &Cem Onur Seçkin

Fransız Edebiyatı’nda La Réécriture olarak geçen yeniden yazım, önceden yazılmış bir edebi metnin ayrışık ögelerini, açık ya da kapalı anlamlarını, poetik duruşunu yeniden düzenleyerek duygu-duygulanım, düşünce-düşünce düşkünlüğü diyalektikleri arasındaki uyumlarını yeniden sağlayarak yeni bir metin ortaya çıkarma işlemidir.

Yazar başka metinlerden aldığı ayrışık ögeleri bir araya getirerek yeni bir yapıt ürettiği için Antoin Compagnon yazmayı bir yeniden yazmak olarak nitelendirerek alıntıdan ve kolajdan bir farkı olmadığını dile getirmiştir. Ancak yeniden yazımı sadece metinlere ait unsurların yeni bir metinde dönüştürülmesi olarak sınırlamamak gerekir. Bir şair ya da yazar kendi yazdığı metne redaksiyon uygulamak, metni derinleştirmek vb. amaçlarla da kendi yapıtlarını yeniden yazabilir. Bu yargıya bakıldığında örnek verilebilecek yazarlardan biri Margeurite Duras’tır. Duras, kendi yapıtlarını yeniden yazdığından dolayı onda metinler arasılık (autointertextualite)ya da bir öz yeniden yazma(autoréécriture) biçiminde görülür. Yazarın yeniden yazım gerçekleştirdiği yapıtlarda, eski yapıtların izleri yoğun biçimde bulunur. Böylelikle yapıtlar arasındaki bütünlük, çizgisellik ve geçiş sağlanmış olur.

Yeniden yazım için Türk Edebiyatı’ndan örnek gösterilebilecek isimlerden birisiyse Ahmet Hamdi Tanpınar’dır. Türk Edebiyatı’nda Batılılaşma sürecini konu edinen “On Dokuzuncu Asır Türk Edebiyatı Tarihi” adlı çalışmasının ilk nüshaları 1942 yılında basılmıştır. 1943 yılında kitabın birinci cildinin tamamlanacağına inanan Tanpınar, kalan bölümleri yazdıktan sonra kitabın basılmasına karar verir. Kalan bölümlerin yazılması ve birinci cilt olarak tasarlanan kitabın bitmesi 1949 yılını bulur. 1956 yılında ise bu kitabın gözden geçirilmiş ikinci baskısı yayımlanır. Ancak Tanpınar tarafından gerçekleştirilen bu gözden geçirme esnasında hem metnin organizasyonunda hem de ele alınan konuların mahiyetinde değişiklik yapılır. Bu durum da 1956 yılında yayınlanan ikinci baskıyı bir yeniden yazım olarak değerlendirmeyi mümkün kılmıştır.

Bunların yanı sıra Türk Edebiyatı’nda yeniden yazım bir tepki olarak da gerçekleştirilmiştir. Cenap Şahabettin’in “Elhan-ı Şita” şiirinin Ömer Seyfettin tarafından yeniden yazımla “Kış Hisleri” olarak yazılması örnek gösterilebilir. Her iki şiirin en önemli noktası, temalarıdır. İki şair de “kar” temalı bir şiir yazmışlardır. Ancak Ömer Seyfettin şiirini, Cenap Şahabettin’in şiirinden farklı olarak çok daha sade ve anlaşılır bir dille yazmıştır. Şiirine, “yeni lisan’la” alt başlığını düşen Seyfettin, Cenap Şahabettin’in ağır diliyle oluşturduğu şiirini yeniden yazarak âdeta sade bir dille de kar şiiri yazmanın mümkün olduğunu kanıtlamak istemiştir.

 Kaynaklar

Yalçın, E.ve S. Özcan, Bir Yeniden Yazım Örneği Olarak On Dokuzuncu Asır Türk Edebiyatı Tarihi: 1949 Yılına Ait Baskıdan 1956 Yılına Ait Baskıya Organizasyon, İçerik, Üslûp Farklılıkları, Türkiyat Mecmuası (2021),31: 1-24.

Yavuz, Yasin, Bir Tepki Biçimi Olarak Yeniden Yazmak: Metinler Arası İlişkiler Bakımından “Kış Hisleri” ve “Elhan-ı Şita”, Türk Dili ve Edebiyatı Dergisi, Aralık (2020), 828: 62-70.

Kubilay Aktulum, Yeniden Yazım, https://www.aymavisi.org/Edebiyat/Yeniden%20Yazmak%20(la%20Reecriture).html, 12 Eylül 2021(Par. 1)

Acıyor'(Turgut Uyar)- Zafer Yalçınpınar

mutsuzluktan söz etmek istiyorum
vektörel ve matris mutsuzluktan
mükemmel mutsuzluğundan geleceğin
anlam acıyor

biz giz dolu bir şey yaşamadık
onlar da orada yaşamadılar
bir dağın düzlüğünü
bir kut sanarak

en başta mutsuzluk elbet
Türkiye meyhanesi gibi
ağlayışı sokak lambasına vurup da
baş ucunda yansımayan
yani birinin solgun bir gökyüzünden kaptığı grip
öbürünün bir erkekten aldığı şiddet
bütün özgeçmişlerin tarihçesi
bütün tutulmayan sözlerin tarihçesi
anlam acıyor

yazık anlama diyor birisi
güzel gözlü bir çocuğun bile
o kadar korunmuş bir kışı yoktu
ne susmalıdır bilemiyorum
anlam acıyor
uçaklar gene kalkıp iniyor
evler aydınlanıp kararacaklar
ve bu kadar

tavrım bir şey bulmadan coşmaktır
sonbahar geldi yüzün
kış geldi beyaz yüzün
ey en aptal kişisi evrenin
bazen kış ortasında gecenin
anlam acıyor
kimi anlasam
kim beni anlasa

eylül toparlandı geldi işte
ekim falan da gelir bu gidişle
tarihten uyanan koca koca atlar
tarihe uyanır o kadar

Acıyor''(Zafer Yalçınpınar)- Cem Onur Seçkin

umutsuzluktan bahsetmek istiyorum
uzay zaman geometrisinde kıvranan umutsuzluktan
arşın dahi gözü dönmüş diyorum
anlam acıyor

biz karanlığını yaşadık geleceğin
ancak onlar yaşamadılar
bir örümceğin tütsülü ağını
bir ankebut sanarak

en dişi, umutsuzluk, felaket
küçük sevgililer tersanesi gibi
kıvranışı ayak tabanlarına vurur
gerçeğin dehşetiyle krizlere girerek
ey ani birinin dolgun dudak ıslattığı telaşeyle
yüreğinden tokat yiyenlerin taşıdığı lanet
ve bütün kronoloji ve bütün soy ağacı
acım acıyor

bir tazı gibi kaçıyor diyor bana kimi
azı tutamamaktan
güz gözlü el olan güzel kadınlar bile
ne susmalıdır bilmiyorum
ölüm acıyor
hatta sözyaşımdan daha ağır
yeminler edilecek
evler şehvetle ayılıp bayılacaklar evsizlere kadar biliyorum

tavrım attığın zarlarla oynaşır
sonbaharı yaktık bu yüzden kışı ısıtmak için, ısınır


ey en kaygısız kişisi kainatın, tabutumuz da taşımadı mı kendisini
anlam acıyor
kimi acısam
kim beni anlasa sesim acıyor

bak eylül topraklandı salıyor kendini
ekim de yeşerir bu gidişle
ancak komasından uyanan zafer bile
böyle bir yenilgi görmemiştir elbet

İnsanların Kötüleri'(Ece Ayhan)- Zafer Yalçınpınar

İnsanların İyileri' (Zafer Yalçınpınar)- Cem Onur Seçkin

DÜMENSİZ

dumensiz.net

Bize ulaşmak istersen dumensizol@gmail.com adresine mail atabilirsin.

Dünyada bir yerdeyiz